| Kurdi | Tirkî | | bişkoka kehrebê | elektrik düğmesi. | | bîrov | sedef hastalığının ilacı olan şifalı ot. | | belek | alaca, alacalı | | çilek | pisboğaz. | | paye | paye, aşama, mertebe, rütbe. | | jenîn | 1.halaçlamak, taramak, dokumak. 2.ışık titreşmesi, şimşek çakması. 3.kalbin çarpması, nabzın atması, zonklama, sızı çakması. 4.kaynak etmek, kaynaştırmak 5.(müzik aletleri için) çalmak. | | bêcir | huysuz. | | batirsok | bostan korkuluğu. | | yawer | yaver. | | dîzik | çömlek, güveç. | | lod bûn | yığılmak, saman ve ot için. | | rehek | bitki. | | hilmaştin | katlayıp bağlamak, derli toplu olmak (saç için) | | nûnêr | elçi, temsilci. | | pêçek | 1.sargı. 2.çocuk kundağı. |
|
|